İçeriğe geç

Tasarruflu Zihinler

Yazan: Ece İbanoğlu
Ankara TOHM Spor Psikoloğu

“Actions change attitudes , motions change emotions and movements change moods. – Rob Gilbert ( Peak Performance Coach)

Eylemler tutumlarımızı, hareketler duygularımızı ve faaliyetler ruh halimizi değiştirebilir. ” – Rob Gilbert – (Yüksek Performans Koçu)

Eylem – Hareket – Faaliyet

Peki nedir eylemleri hareketlerden hareketleri faaliyetlerden ayıran şeyler? Şöyle tarifleyelim. Eylem < Hareket < Faaliyet . Haydi erteleme davranışı olan birini düşünelim. Masanın başına geçmek; Eylem, 2 saatlik bir planlama gerçekleştirmek; Hareket ve iki saat boyunca bu planı uygulamayı ise faaliyet olarak düşünülebiliriz. Zihnimizi Harry Potter’daki Hermonie’nin Saptanamaz Genişletme Büyüsü yaptığı el çantası gibi sürekli davranış, düşünce, duygu ve durum biriktiren bir yer olarak düşünün. Her ne kadar bir şeyleri bulmak zor olsa da zihin en fazla kullandığı ve sonuçlarına kendini hazırladığı duygu ve davranışları hızlı bir şekilde çağırarak davranışlarımızı etkileyebiliyor. Bunları değiştirmek ise vakit alabiliyor. Bu zamanı her zaman vermek mümkün olmadığında farklı bir bakış açısına yer verebiliriz. Rob Gilbert’ın ifade ettiği gibi belki düşüncelerimizi veya duygularımızı değiştiremeyebiliriz fakat kesinlikle eylemlerimizi değiştirebiliriz. Haydi alışkanlıklarımızla savaşmak için iş başına 🙂

Zihnimiz genellikle kendini tasarruf modunda tutan bir bilgisayar gibi düşünülebilir. Bilişsel yanlılıkların içinde tanımladığımız “Ya olursa?” ‘nın altında yer alan birçok şüpheci yaklaşıma aslında beynimizin sahip olduğunu ve devamlı olarak kendisine enerji kaybettirme ihtimali olan durumlardan kaçınmaya çalıştığını fark edebiliriz. Alışkın olduğu yolu takip ettiğinde kendini güvende ve kontrollü hisseder. Her gün aynı yol üzerinden işinize giderken etraftaki detayları fark etmeyen ve alışık olduğu düzeni devam ettirdiğinde daha güvende hissedilen anlar gibi. Artık o yolu gitmeye o kadar alışmışsınızdır ki detaylar dikkati çekmez, amaç sadece gideceği noktaya en kısa yoldan en kısa sürede ulaşmak olur.

Dağda bir patikada yürüdüğünüzü düşünün. Sola doğru daha önceden yüründüğü belli olan bir yol olduğunu sağa doğru ise uzun otların olduğu bir bilinmezliği hayal edin. Şimdi siz merkeze ulaşmaya çalışan biri olarak hangi yolu seçerdiniz? Genellikle buna alınan cevap önceden yüründüğü bilinen yol oluyor. Ama değişim dediğimiz şey ise uzun otların arasına dalıp risk almadan ne yazık ki gerçekleşmiyor. Fark ediyorum ki bizlerde hep alışkın olduğumuz noktadan ilerlemeyi seviyoruz. Önce düşünce ve duyguları dönüştürmeye, kabul etmeye davet ettiğimiz görüşmelerimiz gibi. Peki ya her şeye tersten başlasaydık. Ya tüm düşünce duygu ve durumlarımız aynı olsaydı da biz eylemlerimizi bu düşünce ve duygulara rağmen değiştirseydik?

Eylemleri değiştiriyoruz!

Tarih:Yazılarım
Ece İbanoğlu © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Azimle yaratıldı.