İçeriğe geç

Paralimpik Oyunlar Yolunda Spor Psikolojisi

Yazan: Ece İbanoğlu
Ankara TOHM Spor Psikoloğu

Netflix Belgeseli olan “Anka Yükseliyor: Paralimpik Oyunları’nın Hikayesi” sayesinde dikkatlerin üzerine çekildiği bu alan uzun zamandır bizlere bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Paralimpik sporcuların spor psikoloğu ihtiyacı birçok noktada ifade ediliyor. Bu ihtiyacı karşılayabilmek için neleri bilmemiz gerektiği konusuna biraz dikkat çekmek niyetindeyim. Tabii ki yazıya Netflix’te çok güzel bir giriş yapan Jean-Baptiste Alaize’nin sözüyle başlamak hoş olur;

“Aslında tuhaf, çünkü son Mervel Avengers’ı izlediğinizde, ki bunlar bir süper kahraman ekibi, insanlığı kurtarmaya çalışan, başarı için mücadele eden bir ekip. Aslında onlara çok benziyoruz.”


Jean-Baptiste Alaize 
– (Fransa) 2 Kez Paralimpik Oyunlara katılmış atlet

Spor performansındaki bütüne baktığımızda çok büyük bir ağın içerisindeki tek bir noktayız aslında. Sporcu, antrenör, spor psikoloğu, fizyoterapisti, doktoru, masör/özü, diyetisyeni, kamp sorumlusu ve refakatçileri olmak üzere büyük bir gruptan bahsediyoruz. Bu grup içerisindeki rol dağılımı ve süreç yönetimi çok naif bir evreyi kapsıyor. Hele de uzun soluklu birlikte çalışmayan bir ekip var ise karşınızda, bir spor psikoloğu olarak bu ekibi işlevsel ve bilgi alışverişine uygun ortama dönüştürmek görev ve sorumluluk olarak düşünülebilir. O yüzden bu ekibi önce bir takım haline getirip sonrasında takımın kendi uzmanlıklarına göre rol dağılımlarını gerçekleştirmek sağlıklı bir oluşumun ilk parçası olabilir.

2016 yılında Paralimik sporcular ile ilgili çalışmalar yürüten Dr. Öğr. Üyesi Ata hoca ile beraber TOHM bünyesinde bulunan spor psikologlarına “Paralimpik Sporlarda Spor Psikolojisi” adıyla yönelik bir sunum gerçekleştirmiştik. Biraz bu sunumdan kesitler sunulan ve bu mesleki gelişim sürecimde edindiğim bilgileri paylaşmak üzere bir yazı yazmak istedim. Haydi başlayalım.

Olimpik – Paralimpik

Bu sunumu hazırlarken ilk merak, Olimpik ve Paralimpik (O/Paralimpik) sporcularla çalışmak arasında fark var mıdır? sorusu olmuştu. Bunun için baktığımız araştırmalardan biri olan Pensgaard ve ark. (1999) çalışması, Norveçli O/Paralimpik atletlerin motivasyonel iklimlerinin farklı olmadığı ve kullanılan baş-etme stratejilerinin benzerlik gösterdiğine dair sonuçları ortaya koyuyor. Bir diğer açıdan Martin (1999) yaptığı araştırmada sporcuların birçoğunun sonradan engelli olması sebebiyle travmatik yaşantı deneyimlerinin etkili olduğu ve önemli bir yere sahip olduğunu vurguluyor. Bu yüzden belirli noktalarda benzer profiller gösteren sporcuların bazı kısımlarda birbirlerinden ayrıştıklarını ifade edebiliriz.

Sporcuyla iletişim kurarken kullandığımız dil ve yaklaşımda, sonradan engel sahibi olmanın yaşattığı zorluğu ve tecrübelerin getirdiği kaygıları anlamak ya da anlamaya çalışmak kritik bir noktadadır. Sporcu ile kurulan bağlarda hassasiyet göstermek ( abartıdan uzak ve eşitlikçi bir yaklaşım ile), yaşına uygun bir dil ve engeline uygun görüşme ortamı sağlamak danışan-danışman ilişkisi için çok önemli bir yere sahip.

Bilinmesi gerekenler

Bawden (2006) araştırmasında paralimpik sporcularda kontrol altına alınmanın zor olabileceği bazı kısımlardan bahsediyor. Bunlar;

  • Kas spazmları
  • Tuvalet ihtiyacı
  • Müsabaka alanlarında giriş – çıkışta destek ihtiyacı
  • Bası yaraları
  • Erişilebilirlik ve ulaşım sorunları
  • Konaklama sorunları

Bunlara ek olarak Jaarsma, Geertzen, de Jong, Dijkstra, & Dekker, (2013) yaptığı araştırmada;

  • Kullanılan malzemeden kaynaklanan sakatlık
  • Tıbbi yardım gereksinimi
  • Toplumdan olumsuz tepki maddelerini de belirtiyor.

“Büyük bir yarışma öncesi kaygımın %50’si performansımla alakalı olurken, diğer %50’si ulaşım, konaklama ve engelli girişi gibi organizasyonel durumlar ile  ilgili oluyor”.

David Heaton, Eskrim – 3 kez Paralimpik Oyunlara katılmış sporcu

Engelli bireylerle çalışan her alan uzmanının American College of Sports Medicine (ACSM) ‘nın yayınladığı en son 4. baskısı çıkan “Exercise Management for Persons with Chronic Diseases and Disabilities” serisinin takibi bu süreç boyunca önemli olacağını ifade etmem gerek.

Bazı örnekler ve ilgili yöntemler

Neden önemli olduğunu bir örnek ile daha iyi ifade edebilirim;

Atıcı, final tekniklerini uyguluyordu ve kendisini kısmen  “maksimum verimde” hissediyordu, PB ( Kişisel en iyisi) yapma  yolunda ilerliyordu. İlk 10 atışının 9’unda skoru 10.5 idi. Fakat final atışında istemsiz  bir şekilde oluşan bacak kasılması sebebiyle skoru 7.5 ile tamamlandı.

Örneğin bahsettiğim bu vakada birlikte çalıştığınız sporcunun kasılma ihtimali hakkında önceden bilgi sahibi olmanız böyle bir durum oluştuğunda ne yapabileceğine dair zihinde canlandırma çalışmalarını ya da nefes tekniği pratiklerini çalışmalara eklemenize destek olabilir. Bazı tekrar odaklanma rutinlerinin de bu süreçte yardımcı olabileceği noktada devreye sokulmasına yardımcı olacaktır.

“Müsabakaya odaklanırken engelinle ilgili belirli zorlukları aşabilmek için gerekli çözüm, çizgiye geçtiğin an her atışın için tam olarak  odaklanmak ve hiçbir dikkat dağıtıcı unsuru içeriye almamak.”

Deanna (Di) Coates, SH1Hava Tüfeği, 3 kez Paralimpik Altın Madalya Sahibi

Belirli çalışma tekniklerinin engel durumları gözetilerek ve bütüncül düşünülerek uygulanması Paralimpik sporcular için önem arz etmektedir.

Örneğin; Alt bölgesinde herhangi bir hissiyatı olmayan sporcu ile aşamalı kas rahatlatacak bir egzersiz/ senaryo  ya da kayıt ile çalıştığınızı düşünelim.  Eğer bu sürece  sporcunun üzerinde kontrolü olmadığı organlar dahil ise (diyafram ve karın kaslarının çalışmasıyla yapılan nefes tekniklerinin karın kaslarını sınırlı kullanabilen sporcuyla çalışılmak istenmesi gibi) sporcuda hayal kırıklığı, gerginlik ya da kaygı gözlemlenebilir. Bu sebeple sporcunun engel durumuna yönelik kas yapısı ve uygulama detayları ile ilgili takım doktoru ya da fizyoterapisti ile iletişime geçmek ve ekip olarak hareket etmek yapacağımız çalışmanın sınırlarını belirlerken çok mühimdir.

Görme engeli olan sporcular ile zihinde canlandırma çalışmak isterseniz Eddy ve Mellalieu (2003) yaptıkları çalışmanın sonuçlarında bunun mümkün olduğuna dair bulgular sunmuştur. Goalball takım sporcuları ile yapılan bu çalışmada antrenmanda ya da müsabakada motivasyonel ya da bilişsel amaçla kullanılan zihinde canlandırma tekniğini kullandıkları ve görme engellerinin zihinde canlandırma tekniğini kullanmalarını engellemediği ifade edilmiştir.

Bu okuduğunuz yazı ile dem alarak ve eğer hala izlemediyseniz “Anka Yükseliyor: Paralimpik Oyunları’nın Hikayesi” belgeselini Netfilix’ten izlemek çok keyifli olsa gerek. Bu belgeseli izlerken Paralimpik Oyunların gerçekleştirilebilmesinden tutun, bir sporcunun engelini kabul ederek varoluşunu nasıl ortaya koyduğuna şahitlik edebileceksiniz. Çünkü Paralimpik sporcularımızın ‘ben de bu oyunda varım’ diyebilmeleri için kendi özel hayatlarında birçok durum ile yüzleşmeleri ve kritik mücadeleler vermeleri gerekmiş. Bu mücadeleyi izleyen biri olarak gururla harmanlanmış koca bir gülümseme ile sizlerle küçükte olsa bir paylaşım yapmış olmanın huzurunu yanıma alıyorum. Yüzümdeki gülümsemeyi sizle paylaşabilmek için buraya bırakıyorum. 🙂 Esen Kalın!

Tarih:Yazılarım
Ece İbanoğlu © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Azimle yaratıldı.